“Sağlıklı Yaşam İçin Her Gün 10 Bin Adım!” – “10 Bin Adım” Dizi İncelemesi

 

10 Bin Adım
“10 Bin Adım” dizi açılışı

Mer haa baa, yine ben! Bugün karşınızda yeni dijital platform Gain Medya’nın çok konuşulan mini dizisi 10 Bin Adımı çekiştirmek üzere bulunuyorum. Öncelikle bilmeyenler için aydınlatmamız gereken husus Gain’in ne olduğu. Gain Medya, Filli Boya’nın eski sahibi Gözde Akpınar tarafından “gönlümde yatan iş” denilerek hayata geçirilen ve 30 Aralık 2020’de yayına başlayan dijital bir platform. İlk bakışta “Bu ne yav Netflix gibi bir şey mi bu!” tepkisi vermeme sebep olsa da içine girip birazcık kurcalayınca aslında üstüne oturtulduğu yayın politikasının ne denli değişik olduğunu fark etmiş oldum. Gain içinde bulunan çeşitli yapımlarla uzun içerikler yerine kısa içerikler sunarak günlük koşuşturma içinde kısa sürede kafanızı dağıtma şansı sunuyor. Mevzubahis dizimiz “10 Bin Adım” da işte bu nitelikte bir mini dizi.

Engin Günaydın ve Devin Özgür Çınar
Dizinin başrolleri Engin Günaydın ve Devin Özgür Çınar

Dizimizin yönetmen koltuğunda Duygu Güzelmeriç’i görürken başrollerinde Engin Günaydın ve Devin Özgür Çınar’ı izleme keyfine eriştik. Dizinin yapımcısı ise Zamkinos şirketi. Devin Özgür Çınar’ın aynı zamanda işin mutfağında, senarist koltuğuna kurulduğunu da bilmenizde fayda var. Bazı bölümlerde ise Engin Günaydın’ı da senarist koltuğunda Devin Hanım’ın yanında “az kay ben de geldim” derken görüyoruz.

Dizimizin konusuna gelecek olursak: Eskinin iki sevgilisi ve günümüzün ise iki arkadaşı olan Ezgi ile Mehmet, bir araya gelip her gün 10 bin adım atmaya karar verir. Aslına bakarsanız konumuz bu kadar 😀 Ancak esas marifet bu 10 bin adımı atarken aralarında geçen diyaloglarda. Her bölüm başka bir konuya değinen 10 Bin Adım aslında temelde günlük hayatta insanların aynı konularda birbirinden ne kadar farklı düştüğünü gözler önüne seriyor.

Engin Günaydın ve Devin Özgür Çınar
Mehmet rolünde Engin Günaydın ve Ezgi rolünde Devin Özgür Çınar

Her bölüm İstanbul’un farklı bir köşesinde yürüyen ikili, bize aralarında geçen pratik diyalogların yanı sıra güzel birer İstanbul turu da attırıyor. Kadıköy’den Maçka Parkı’na, Göztepe Parkı’ndan Haliç’e türlü türlü yerlere gitmemizi sağlıyor ikilimiz. Evlerimizden çıkamadığımız bu iç bunaltıcı zamanlarda adeta temiz bir hava kaynağı oluyorlar.

Gelelim aralarında geçen diyaloglara… İkili ilişkiler başta olmak üzere, insanlık, cesaret, dürüstlük gibi kavramları mizahi bir dille işliyor “10 Bin Adım”. Bir bölümde sosyal medyada kurulan sahte hayatlara taş atarken diğer bir bölüm toplumsal cinsiyet rollerinden dem vuruyor. Tartışan evli bir çifte akıl verip kendilerini önemli hissetmeleri gibi hayat akışında insanların nasıl da başkaları üzerinden manevi tatmine ulaştıklarını gözümüze sokuyor misal. Eee bunlar eski sevgili de değil mi? Hiç mi kavga etmiyorlar? Olmaz mı efendim sürekli ediyorlar 😀 En güzeli ise arkadaş kalmış iki sevgili olarak sürekli birbirlerinin kötü özelliklerini başlarına kakmaları ve bunu da çok samimi bir yerden yapmaları.

 Devin Özgür Çınar
Ezgi rolünde Devin Özgür Çınar

Dizinin en çok hoşuma giden tarafı karakterlerin gerçekliği. Hepimizin hayatında bir Mehmet ve bir Ezgi mutlaka vardır, hatta belki de bazı yönleriyle onlar bizizdir. Her bölümü yaklaşık 10 dakika süren “10 Bin Adım” her yeni bölümü geldiğinde hayat koşuşturması içinde bana 10 dakikalık güzel bir nefes aldırdı. Mizahi bir yönü olmasına rağmen öyle kahkaha tufanı falan da beklemeyin, dediğim gibi dizi fazlaca hayatın içinden geliyor. Bazı olayların bazı yönlerini fazlasıyla sivriltip kara mizah unsuru haline getirmeye çalıştıkları kimi sahnelerin de başarı oranı yarı yarıya diyebilirim.

Ancak, yukarıda da söylediğim gibi çekimlerin açık havada ve İstanbul’un çeşitli köşelerinde yapılması çok güzel bir detay. Dizinin çekimlerinin de 10 dakikalık bir dizi için fazlasıyla kaliteli olduğunu belirtmekte fayda var. Devin Hanım ve Engin Bey’in dizi içindeki kimyası ise harika harika harika! Yalnız bu dizi sayesinde Engin Günaydın’ın normal hayatta da küçük bir Burhan Altıntop olduğuna kanaat getirdim. Meğerse o konuşma şekli öyle çok da Burhan Altıntop’a özgü değilmiş, bu bey bizzat böyle konuşuyormuş 😀

Engin Günaydın
Mehmet rolünde Engin Günaydın

Dizinin konusu ise gerçekten güzel ve özgün bir fikir üzerine oturtulmuş. Artık hepsi birbirine benzeyen ve çoğunda insanların birbirine ateş ettiği türlü dizilerden bıkmışken böyle şeyler görmek hoşuma gidiyor. Demek ki aslında elimizde güzel fikirler var ama bu fikirleri finanse etmeye gönüllü yapımcı çok yok dedirtiyor. Buradan Devin Özgür Çınar Hanımefendi’ye alkışlarımızı sunuyoruz. Kadın yönetmen, kadın senarist, bir kadının kurduğu dijital platformda… Demek ki neymiş arkadaşlar, fırsat verildiğinde biz kadınlar ne de güzel şeyler yapıyoruz değil mi? Öyle senelerce kadınları evden çıkarmayıp, okutmayıp, istediği hiçbir şeyi yapmasına fırsat vermeyip sonra araba kullanırken, ameliyat yaparken, işletmesini yönetirken, adliye koridorlarında koştururken kısacası hayatın içinde rol alırken görünce yüzünüzde oluşan o iğrenç küstah ve küçümser tavrı böyle böyle sileceğiz işte. Başarılı kadınlara işte BÖYLE BÖYLE alışacaksınız!

Eveeet arkadaşlar, yazımın sonuna gelmiş bulunmaktayım. Gün içinde iş arkadaşınızın ettiği bir lafa ya da patronunuzun emek sömürüsüne kin güderek geçirdiğiniz sürenin 10 dakikasını ayırdığınızda modunuzu bir tık da olsa yükselteceğini düşündüğüm bu mini dizinin ilk bölümüne bir şans vermeniz taraftarıyım. Belki oturduğunuz yerde 10 bin adım atamazsınız ama “10 Bin Adım”ın sizi daha hafif ruh hallerine götürmesine izin verebilirsiniz. Hepinizi çok seviyor ve saygılarımı tarafınıza iletiyorum. Ulaşmazsa gidip muhtarlıktan kontrol edebilirsiniz. Heee bir de aman dikkat zarf elinizi kesmesin!

Yazı: İnci Ece Akyalçın