Bu Avrupa Başka Avrupa: “Tribes Of Europa”

 

Tribes of Europa
“Tribes of Europa” dizisinin afişinden bir kesit

Merhaba sevgili İleri Geri Dergi okuyucuları. Haberci kimliğimi hatırlayarak bundan böyle sizlere daha fazla haber içeriği ulaştıracağım. Bu yazımda sizlere 19 Şubat 2021 tarihinde, yani geçtiğimiz hafta yayın hayatına başlayan “Tribes of Europa” adlı yapımdan haberler getirdim.

Post-apokaliptik, yani kıyamet sonrası bir ortamda geçen dizi “Tribes of Europa” macera, gençlik, bilimkurgu ve fantastik türleri arasında geziniyor. Hepimizin tanık olduğu üzere, web televizyonu platformları artık piyasada yer alan dizi biçimindeki yapımların ana akım yayın yeri haline gelmiş durumda. “Tribes of Europa” dizisi de önde gelen web televizyonu platformlarından biri olan Netflix üzerinden yayınlanıyor. Netflix platformunun yayın politikasına uygun olarak, dizinin 6 bölümden oluşan ilk sezonunun tamamı aynı anda izleyicilerin erişimine sunuldu.

“Tribes of Europa”, distopik bir gelecekte yaşanan devasa bir felaketin ardından küllerinden yeniden doğmaya gayret gösteren bir Avrupa’da, hayatta kalmak için mücadele eden üç kardeşin maceralarını anlatıyor. 2074 yılında geçen hikâyede mikro ebatta devletçiklere ve hatta deyim yerindeyse kabilelere bölünmüş topraklardan oluşan bir Avrupa görüyoruz. Zaten dizinin adı da gelecekte bu şekilde tahayyül edilen Avrupa’nın bu siyasi yapısından ileri geliyor. Bizim gençler için mevzuyu hayatta kalma mücadelesi derecesinde bir ciddiyete büründüren husus ise her ne kadar bu kabile benzeri oluşumların bazıları barışçıl bir yaklaşım sergilese de diğerlerinin adeta kana susamış saldırganlıkta olması ve bu vaziyetten doğan sürekli çatışma ortamı.

Dizinin yapımcısı, Almanya menşeli bir yapım şirketi olan Wiedemann und Berg Film GmbH. Dikkate değer şöyle bir gerçek var ki, bu sıralar Almanya’da bilimkurgu-gençlik alaşımı yapımlar oldukça rağbet görüyor. Tahmin edersiniz ki bu eğilimin fitilini, yapımcılığını yine aynı şirketin üstlendiği, dünya çapında popülarite kazanan benzer türdeki bir yapım olan “Dark” dizisi ateşledi.

tribes of europa

Soldan sağa yönetmen Philip Koch, oyuncular Emilio Sakraya, Henriette Confurius, David Ali Rashed ve uygulayıcı yapımcı Quirin Berg dizi setinde

Yapım şirketinden konu açılmışken hemen künyenin diğer isimlerine de yakından bakalım: Uygulayıcı yapımcı olarak yukarıda söz ettiğim bağlamda “Dark” dizisinde de görev yapan, fakat sektörde adını esas olarak Almanya sinemasının önemli eserlerinden “Das Leben der Anderen (Başkalarının Hayatı)” filminin yapımcılığını üstlenmesi ile duyuran Quirin Berg ismini görüyoruz. Yönetmen koltuğunda daha önce 1970 yılından beri aralıksız olarak yayın hayatına devam ederek Almanya televizyonlarının klasikleşmiş yapımı haline gelen uzun soluklu polisiye “Tatort (Olay Yeri)” dizisinin 2007-2019 yılları arasındaki sezonlarında da birlikte yönetmenlik yapan Florian Baxmeyer ve Philip Koch dönüşümlü olarak oturuyor. Yazar ekibinin başındaki isim ise Almanya devlet televizyonunun TRT 1’i olarak niteleyebileceğimiz Das Erste kanalının Anna Fischer’li ilgi çeken yapımı, gerçek bir hayat hikayesine dayanarak görme engelli bir avukatın öyküsünü anlatan “Die Heiland: Wir sind Anwalt” dizisinin senaristi Jana Burbach. Bizim “Dark” dizisinde canlandırdığı Ulrich Nielsen karakteri dolayısıyla aşina olduğumuz, Almanya’da ise daha çok “Als Hitler das Rosa Kaninchen stahl (Hitler Pembe Tavşanı Çaldığında)” ve bizzat Adolf Hitler’i canlandırdığı “Er ist wieder da! (Bakın Kim Gelmiş?)” gibi Nazizm taşlamalarıyla tanınan Oliver Masucci, bu yapımda da önemli rollerden birinde karşımıza çıkıyor. Bununla birlikte, dizinin günlük hayatınızda Almanya televizyonlarını izlemiyorsanız tanıyamayacağınız ünlülük seviyesinde ve ağırlıklı olarak genç isimlerden oluşan bir oyuncu kadrosu var. Bu nedenle yalnızca künyede yer aldığı haliyle sıralamakla yetineceğim oyuncu kadrosunun diğer başrollerini şu isimler oluşturuyor: Henriette Confurius, Emilio Sakraya, David Ali Rashed ve Melika Foroutan.

Deneyimli oyuncu Oliver Masucci’nin rol aldığı Nazizm eleştirisi filmlerin afişleri: Solda “Als Hitler das Rosa Kaninchen stahl (Hitler Pembe Tavşanı Çaldığında)” ve sağda “Er ist wieder da! (Bakın Kim Gelmiş?)”

Yönetmenlerden Philip Koch, aynı zamanda dizinin düşünsel yaratıcısı sıfatıyla verdiği bir röportajda, diziye ilham veren şeyin “Brexit referandumu ve sonrasında yaşanan bitmek bilmeyen çözümsüz süreç” olduğunu söylüyor. Kendisini “Avrupa Birliği’nin bir destekçisi ve Avrupa vatandaşı” olarak tanımlayan Koch, yaşananları “kendi adına çok şoke edici” bulduğunu belirtiyor. Koch, “ilk Brexit referandumunun yapıldığı 2016 senesinden beri Avrupa siyasi ortamının dayanışma rotasını izlemek yerine giderek daha rekabetçi bir hal aldığını, o zamandan beri toplumsal hafızaya eklenen sağ popülist yönetim tecrübelerinin, neo-Nazi oluşumların, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki parlamento binası baskınının ve küresel salgının (bu noktada yazarın notu minvalinde araya girerek koronavirüs illetine buradan bir kez daha lanet okuyorum) kendisini medeniyetin çöküşü ve kabileciliğin yükselişi temalı bir iş ortaya koymaya ittiğini” ifade ediyor. Koch, “niyetinin politik-didaktik bir eserden ziyade herkesçe keyifle izlenebilecek siyasi alt metinli bir bilimkurgu-aksiyon ortaya koymak” olduğunu da vurguluyor. Koch’a göre “Her şey Avrupa’nın sonuyla ilgili bir gösteri yapmak düşüncesiyle başladı ama günün sonunda elde edilen şey, aslında Avrupa’nın yeni başlangıcı hakkında bir vizyoner bir öngörü oldu.” Koch, dizi için kurguladığı Avrupa’nın “Keşfedilip örnek alınacak nitelikte eşitlikçi, barışçıl ve toplumun mutluluğu odaklı, kimilerine göre ütopik kabileler de içerdiğini” ekliyor.

Açıkçası, ilk intibada “Dark”ın rüzgarıyla parsa toplamaya çalışan görece çiğ bir yapım izlenimi veren “Tribes of Europa” dizisine bakışım, Philip Koch’un üzerine düşünülmüş bir hayal gücü barındıran fikirleri üzerine kurulu yaklaşımı ve farklı bir pencereden baktığını hissettirdiği açıklamaları neticesinde değişti. Böylelikle, “Tribes of Europa” dizisini fırsat bulduğumda bir şans verebileceklerim listesine eklemiş bulunuyorum. Takdiri siz değerli okuyucularım arasından yayınlanan sezonu izlemiş olanlara bırakarak huzurlarınızdan ayrılıyorum.

 

Kaynak: Variety

Yazı: Burak Orhan