Böyle Şeyler Var “Tenet”ta

 

  • Filmin bestecisi Ludwig Göransson, ABD korona virüsünün yayılmasını yavaşlatmak için karantinaya başladığında, filmin müzikleri için orkestra oturumlarına başlamak üzereymiş. Bunun sonucunda film müzikleri, müzisyenlerin evlerindeki bireysel kayıtları bir araya getirmesiyle tamamlanmış.
  • Filmde zamanın geriye aktığı sahneler çekilirken; normal bir şekilde çekilip bilgisayar ortamında sahnenin geriye sarılması şeklinde değil, gerçekten yapılacak hareketler ters akışta yapılarak çekilmiş. Geriye doğru oynamanın yanı sıra, ana oyuncular rolleri için nasıl tersten konuşacağını da öğrenmişler. Kenneth Branagh (Sato) sadece geriye doğru konuşmayı öğrenmek zorunda kalmamış, aynı zamanda bunu bir Rus aksanıyla yapmak zorundaymış ki gerçekte kendisi Kuzey İrlandalıdır. (Bu konuda kendisinin son derece iyi bir iş çıkardığını söyleyebilirim)
  • Projenin yayınlanmasından önce çok fazla gizlilik varmış. Robert Pattinson (Neil), USA Today’e senaryoyu yalnızca Warner Bros. Stüdyolarında kilitli bir odada okumasına izin verildiğini söylemiş. Rol arkadaşı Michael Caine’in (Crosby) senaryonun tamamını okumasına bile izin verilmemiş. Sadece çekimden önce okuması için kendi sahneleri verilmiş. Filmin vizyona girmesinden önce Caine, yönetmen Christopher Nolan’ın yakın arkadaşı ve pek çok projede iş arkadaşı olmasına rağmen, filmin konusu hakkında hiçbir fikri olmadığını belirtmiş. (Zaten senaryoyu okusaydın da Nolan’ın gereksiz karmaşık anlatımı sağ olsun çok bir şey anlayamayacaktın be Michael Caine’ciğim)
  • Araba kovalamaca sahnesi için yapılan çekimler tam üç hafta sürmüş ve ekibin Tallinn’in merkezinde altı şeritli bir otoyolun sekiz kilometresini kapatmasını gerektirmiş. Daha sonra hem ileri hem de geri hareket eden arabaların sahnelerini çekmişler. (Eğer bu çekim ve yol kapatma olayı İstanbul’da olsaydı trafiğin ne hale gelmiş olabileceğini düşünmek bile istemiyorum)
  • Filmdeki Boeing 747’nin patlatılması CGI yani bilgisayar efekti veya görsel efektler değilmiş, prodüksiyon ekibi gerçek bir 747 uçağı satın alıp hangara çarptırmış. Sahne çekilirken sadece pratik efektler kullanılmış. Yönetmen Christopher Nolan başlangıçta minyatürler ve set parçası yapıları kullanmayı planlamış ancak ekip, California Victorville’de çekim yerleri ararken, çok sayıda eski uçak keşfetmiş ve gerçek bir uçak satın almanın ve sahneyi gerçekten çekmenin aslında daha verimli olacağı ortaya çıkmış. (Nolan aynı şeyi The Dark Knight Rises filminde de yapmıştı ama bu sefer daha büyük bir bütçeyle çok daha büyük bir uçağı patlattı, ne diyelim helal olsun)
  • ‘Tenet’ kelimesi Sator karesi – Pompeii’nin kalıntılarına kadar uzanan beş kelimelik Latince palindromu içeren bir kelime karesi – kökenlidir. Bulmaca, beş satırda yazılmış 5 harfli beş kelimeden oluşan beşe beş karedir: SATOR, AREPO, TENET, OPERA ve ROTAS. Karenin döndürüldüğü her yönde, bu beş kelime hem yatay hem de dikey olarak görünür (Filmin zamanı tersine çevirme özelliğine uyan bir özellik). Filmde beş kelimenin de yer alması dikkat çekicidir: Kenneth Branagh’ın karakterinin adı Andrei SATOR’dur, resimden sorumlu sahtekar ve Kat’in (Elizabeth Debicki) eski sevgilisinin adı Laurence AREPO’dur, TENET terimi, Kahramanın işe alındığı organizasyonun adıdır ve ROTAS güvenlik şirketinin adıdır. Filmin ilk sahnesi ise operada geçmektedir. (Evet, filmdeki baş kahramanımızın bir adı yok. Birkaç sahnede kendisinden Protagonist yani baş kahraman diye bahsedilmiştir)

  • Film, çoğu romantik komediden daha az olarak yalnızca 280 görsel efektli çekim içeriyor. Bu sayı, yönetmen Christopher Nolan’ın kendisi için de düşük. Kara Şövalye 650 görsel efekt çekimi, Kara Şövalye Yükseliyor 450, Inception 500 civarında ve Dunkirk sadece 429 görsel efekt çekimi içeriyormuş.
  • Yönetmen Christopher Nolan, James Bond filmlerinin büyük bir hayranıymış ve casusluk-ajanlık türüne olan bu aşkı film boyunca hissettirmek istemiş. Nolan, Tenet üzerinde çalışırken kendisini açıkça etkileyebilecek hiçbir filmi izlememek için elinden geleni yapmış – bu, yönetmenin bir Bond filmi izlemeden hayatında geçirdiği en uzun süreymiş. Bir James Bond filminin kendi versiyonunu yapmaya çalışmamış, bunun yerine birçok insanın Bond filmlerini çocukken izlerken hissettiği heyecanı yaratmaya çalışmış. (Ama bana kalırsa başaramamış, nedenini ileride yapacağım incelememde bahsedeceğim)
  • Tenet, Prestij’den bu yana Hans Zimmer tarafından bestelenmeyen ilk Christopher Nolan filmi olma özelliğini taşımaktaymış. Zimmer, uzun süredir devam eden tutku projesi Dune (2020) ‘u bestelemekle ilgili zamanlama çakışmaları nedeniyle Nolan’ı on yıldan fazla bir süredir ilk kez geri çevirmiş. Yerine, kısa süre önce Black Panther üzerindeki çalışmasıyla Oscar kazanan Ludwig Göransson getirilmiş. Zimmer, Göransson ile arkadaşmış ve onu Nolan’a önermiş. (Ve diyebilirim ki Göransson hiç de fena bir seçim olmamış. Hatta bu bilgiyi bilmeyen biri filmi izlerken müziklerin yine Hanz Zimmer’dan çıktığını bile düşünebilir çünkü tarzları gerçekten benziyor)
  • 205 milyon dolarlık bir prodüksiyon bütçesine sahip olan film, yönetmen Christopher Nolan’ın en masraflı filmi ve ilk yayınlandığında tarihteki en büyük bütçeli filmlerden biri olmuş.
  • Tenet, Nolan’ın Michael Caine ile birlikte çaılştığı 8.film olma özelliğini taşıyor. (Hey maşallah!)
  • Kiev’deki opera binasında geçen sahne aslında Estonya’nın eski Sovyetler Birliği’nin bir parçası olduğu 1980 Moskova Olimpiyatları için inşa edilen bir mekan olan Linnahall’da Estonya’nın Tallinn kentinde çekilmiş. Bina en az on yıldır bakım görmemiş, bu nedenle yapım tasarımcısı Nathan Crowley ve ekibinin çekimler başlamadan önce yapacak çok işi varmış. Sahneyi ve dış duvarların bir kısmını yeniden inşa etmişler. Ek olarak kapıları tamir etmek, pek çok camı değiştirmek ve seyirci koltukları ve halılarla da uğraşmak zorunda kalmışlar.
  • Pek çok film prodüksiyonu Covid-19 salgınından etkilenmesine rağmen Christopher Nolan, post prodüksiyonu normalde yaptığı gibi aşağı yukarı aynı şekilde tamamlayabilmiş. Karantina gerçekleşmeden önce filmin kaba kurgusu da tamamlanmış.
  • Çekim aşamasındayken filmin geçici ismi ‘’Merry Go Round’’ imiş. (Merry Go Round atlıkarınca demek. Aynı bir atlıkarıncanın kendi etrafında dönüp başladığı yere gelmesi gibi film de zamanda yolculuk ve zamanın akışı temasını benzer şekilde işliyor, bu açıdan ismi ile müsemma denilebilir)

Kaynak : IMDB

Yazı : Doğuş KARABULUT