Ufkunuzu Genişletecek İşler II – Hip Hop/Rap Dünyasından Alternatif İşler

Alternatif işler, yani ana akım medya tarafından pek de öyle göz önünde bulunmayan işler benim için her zaman önem teşkil etmiştir. Bunu da birçok kez, birçok farklı yazımda belirtmiştim. Bunlardan biri de iki hafta önce birçok farklı türden çeşitli sanatçıların bazı albümlerinden oluşturduğum bir liste yazısıydı. Bu yazımda, iki hafta önceki yazımın ikinci kısmını, özel bir türe yönelik olan versiyonunu sizlere aktaracağım. “Ufkunuzu Genişletecek İşler II: Hiphop/Rap” sizlerle! Haydi bakalım, incelemeye koyulalım!

UFKUNUZU GENİŞLETECEK İŞLER II – HIP HOPRAP DÜNYASINDAN ALTERNATİF İŞLER foto 1

CANIBUS“Rip the Jacker” (2003)

[East coast hip hop/Boom bap]

Jamaika kökenli Canibus abimiz, belki de kıymeti en az bilinen hip hop icracılarından biri. 1995 dolaylarından beri hiphop sahnesinde kendisine rast geldiğimiz Canibus, 2003 senesinin en iyi işlerinden biriyle müzikseverlerin karşısına çıkmıştı. En iyi yönünü ortaya çıkaracak prodüktörü, yani efsane topluluk Jedi Mind Tricks’ten Stoupe’yi sonunda bulan Canibus, introsundan tutun son ve 7 dakikalık bir hiphop klasiği, bir şölen olan “Poet Laureate II”ye kadar adeta bir meydan okumaya şahitlik etmemizi sağlıyor. Stoupe gibi bir efsanenin bu albümü samplelarıyla bezeli hale getirmesi, Canibus gibi bir lirik ustasının o zamana dek en çok ihtiyacı olan şeydi. Bu efsane ikilinin ortaklığından doğan iş bir hip hop klasiğine dönüştü.

“Justice is a funny thing. No matter how a man tries to impose himself, it follows its own course.”

 

Favori parçalarım: No Return, Indibisible, Poet Laureate II

FARAZI V KAYRA“Hayalet Islığı” (2013)

[Abstract hip hop]

Bu yazı konseptime belki de en çok uyan, en yakışan albüm budur. Bu albümü ilk dinlediğim andan klavyemin tuşlarına tıkladığım şu ana dek üzerimdeki etkisi her dinleyişimde artan, beni her dinleyişimde hayatımın spesifik anlarına ve Kayra’nın anlatılarının yansımalarına ışınlayan çok ama çok iyi bir albümden bahsetmekteyim. Bana kalırsa bir sample efendisi olan Farazi’nin sampleları ile Kayra’nın eşsiz anlatılarından doğan muhteşem bir bütün olan bu albüm, sadece hip hop sahnesinin değil Türk müzik sahnesinin şu ana kadar bizlere sunduğu en şahsına münhasır işlerden biri. Şu yaşıma kadar sayamayacağım kadar fazla albüm dinledim. “Hayalet Islığı” bunların arasında şüphesiz en özel olanlarından biri. İlk saniyesinden son saniyesine kadar, yani 52 dakika boyunca su gibi akan bir kompozisyon, bambaşka bir hikâye anlatısı ve bunlarla iş birliği halindeki inanılmaz etkileyici beatler. Bence insanlar ikiye ayrılmalı: “Hayalet Islığı”nı dinleyenler ve dinleyecek olanlar…

“Los olvidados sabra gâly paidos.” (Unutulan nasıl bırakıldığını hatırlamalı.)

 

Favori parçalarım: Yangın II: Sandığımdan Herkes Babam Gibi Gülecek, Mevsim Olmayan Mekanlar III: Bir Fotoğrafın Rüyası, Cenaze I: Ölüler Konuşamaz

KING GEEDORAH“Take Me to Your Leader” (2003)

[Abstract hip hop/Underground hip hop]

Geçtiğimiz aylarda aramızdan ayrılan ve hip hop camiasında herkes tarafından idol ve efsane olarak anılan, hatta ve hatta “your favorite rapper’s favorite rapper” (En sevdiğin rapçinin en sevdiği rapçi) tamlamasındaki kahraman olan MF DOOM’un birçok farklı mahlasından biri King Geedorah. Kariyeri boyunca kendi gibi hiphop sahnesinin efsane isimleriyle (Madlib ya da J Dilla gibi) çalışan DOOM, bu mahlasıyla da hip hop kültürüne muhteşem bir albüm daha kazandırmayı başarmış. Hip hop sahnesinde daha çok “abstract” yani soyut olarak nitelendirdiğimiz farklı işlerle (Madlib ile çıkardığı başyapıtı “Madvillainy” albümü gibi) tanıdığımız DOOM bu albümde, tuhaf sekanslarla dolu ama bu tuhaflık her saniyesinde daha da etkileyici bir hal alıyor. DOOM’un neden birçok rapçinin idolü olduğunu, dehasını satır aralarını okuyarak ve kullandığı teknikleri gözlemleyerek kolaylıkla anlayabileceğiniz bir underground hip hop şaheseri… ALL CAPS!

“Follow the light, the light is your guide
I am controller of Planet X
And I’ve invited you here to discuss something that’s very important.”

 

Favori parçalarım: Fazers, Monster Zero, Next Levels

BILLY WOODS + KENNY SEGAL“Hiding Places” (2019)

[Abstract hip hop/Experimental hip hop]

2019’un en kendine has işlerinden biri olan bu billy woods ve Kenny Segal iş birliği, insanda merak uyandıran bir tedirginliğe yol açıyor. Anksiyate hissiyatını daha iyi yansıtabilen, samplelar ve flowlar vasıtasıyla bu durumu böylesine müthiş aktaran başka bir ikili veya başka bir iş var mıdır bilemiyorum. Yer yer metaforlar kullanan ancak söz yazarının paranoyak hallerini öyle söz sanatlarının arkasına gizlenerek anlatmayan dizeler kullanan bu albüm, birinci sınıf bir prodüksiyon ile biraz evvel bahsettiğim anlatının muhteşem manada bir tezahürü adeta Belki öyle devrim yaratan bir albüm değil ama dinleyicinin yüzüne yüzüne çarpan dizeleri ve albümün her saniyesinde açıkça hissetmek zorunda kaldığımız o tedirginlik hali, bu albümü 2019’un en iyi albümlerinden biri haline getirmek için yeter de artar. Billy, kariyerinde daha önce kendini çoktan kanıtlamış ve underground rap sahnesinin kıymetlilerinden biri olarak Kenny Segal ile muhteşem bir prodüksiyon kalitesi yakalamış diyebiliriz. Asla kaçırılmaması gereken bir tat.

“It’s just me in the spider hole, that’s the best part
From here the war seem really far the mirror was as sharp.”

Favori parçalarım: Spongebob, Spider Hole, Checkpoints

THE ROOTS“Things Fall Apart” (1999)

[Alternative hip hop]

Bu albümü nasıl kelimelere döksem ki? Albümün personeli, bu albüme emek vermiş insanların hepsi adlarını çoktan hip hop tarihine altın harflerle yazdırdılar. Klavyelerinde D’Angelo, davulunda Questlove’ın bulunduğu albüm, Black Thought ve Malik B’nin öncülüğündeki The Roots’a yardım ediyor. Konuk sanatçıları arasında bir neo-soul efsanesi olan Erykah Badu, Mos Def ve Common gibi büyük isimlerin bulunduğu bu müthiş albüm, bir önceki albüm “Illadelph Halflife”tan daha fazla conscious hiphop* örnekleri barındırmakta. Sözlerin yüzünüze yüzünüze vurduğu bu güzide albüm, aynı zamanda J Dilla ve Grand Wizzards tarafından halledilen muhteşem prodüksiyonu ile de dinleyenini mest etmeyi başarıyor. “Yılın En İyi Düet/Grup Rap Performansı” dalında Grammy kazanan ve içerisinde Erykah Badu’yu barındıran “You Got Me” parçası başta olmak üzere birçok muhteşemliğe ev sahipliği yapan albüm, aynı sene “En İyi Rap Albümü” dalında da Grammy’ye aday gösterilmişti. Bünyesindeki birçok efsane isim, harika lirik niteliği ve müthiş prodüksiyonu ile gerçek bir hip hop klasiği…

“Yo, I’m the type that’s always catchin a flight
and sometimes I gotta be out at the height of the night
and that’s when she flip and get on some ‘ol…”

 

Favori parçalarım: You Got Me, The Next Movement, Act Too (The Love of My Life)

*: İnsanlarda farkındalık yaratma ve kitleleri bilgilendirme gibi amaçlar güden bir hip hop alt türü.

QUASIMOTO“The Unseen” (2000)

[Abstract hip hop/Jazz rap]

Birçok hip hop severin hayli sevdiğini düşündüğüm, bu sahnenin en efsanevi isimlerin biri Madlib. Quasimoto ise, onun kendisi ve ikinci şahsiyeti animasyon halindeki Lord Quas’ın birleşmesinden meydana gelen bir yan proje. 1990lı yılların başlarından itibaren hip hop sahnesinin çehresini değiştiren, jazz, reggae, krautrock ve psych gibi birçok türün derinliklerinden oyarak çıkardığı melodilerle bu sahneyi adeta periyodik olarak yıkıp yeniden yaratan Madlib, kendi ikinci şahsiyeti ile beraber yarattığı bu harikulade uzunçalarda sürekli değişikliğe uğrayan vokaller, neredeyse anlaşılamayacak derecedeki arka plan mırıldanmaları ve bol sampledelik (sample ve saykodelik kelimelerin birleşimi) çılgınlıklarıyla tam bir hip hop harikası yaratmış yine. Puslu ve dumanlı, soyut bir bütün sunarak bizleri bulunduğumuz ortamdan uzaklaştırmayı başarıyla gerçekleştiren bu albüm, Madlib’in dehasını kavramak için atılabilecek ilk adımlardan biri. Eğer kafanızı başka diyarlara gezintiye çıkarabileceğiniz, bambaşka bir albüm arıyorsanız adres kesinlikle Madlib abimiz ve onun alter egosu (ikinci şahsiyet) Lord Quas.

“Man, this stuff just makes me mad, man. That’s what I’m sayin’, I ain’t trippin’ no more. We ’bout to do somethin’. I’m tired of the pigs harassing us every day.”

 

Favori parçalarım: Low Class Conspiracy, Return of the Loop Digga, Bad Character

DIGABLE PLANETS“Blowout Comb” (1994)

[Jazz rap/Alternative hip hop]

1993 ve 1994’te peş peşe iki albüm çıkardıktan sonra çok kez dağılıp birleşen Digable Planets, başka bir uzunçalar yayımlamadı. “Blowout Comb” da bu albümlerin ikincisi. Rhythm and Poetry (kimilerine göre RAP kelimesinin açılımı, ritim ve şiir anlamında) denince akla gelen ilk şeylerden biri de belki Digable Planets ve bol jazz soslu albümleridir. Muhteşem sakin jazz tınıları, harika boom bap ritimler ve bass yürüyüşlerinin ortaklığından ortaya çıkan müthiş samplelar, kafa yoran sözlerle el ele dinlendirici bir yürüyüşe çıkmışçasına bir albüm. Listemin çoğunda olduğu gibi bu albümde de prodüksiyon kalitesi oldukça üst seviyelerde seyrediyor. Albümün yayımlandığı zaman dilimi olan 90ların ilk yarısına baktığımızda bizleri çok revaçta olan gangsta rap karşılayacaktır. Ancak bu albüm, gangsta rap’in saldırgan ve oldukça ateşli havasından sıyrılmayı başararak bizlere daha dingin, daha kafamızı yoran ve daha soyut bir alan sunuyor. Sampleların yanı sıra canlı enstrümandan da oldukça fazla yararlanılan gerçek bir müzik şöleni ile karşı karşıya bırakılıyoruz anlayacağınız. Sözlerden kapabileceğimiz sisteme karşı güvensizlik ve daha iyi bir varoluş umudunun yukarıda bahsettiklerimle yarattığı ahenk, bu albümü geçmişin bir kalıntısı olmaktan çıkarıp daha ziyade zamansız bir yapıta dönüştürüyor. Kaçmaz!

“To the queens everywhere, making Money

To the whole S.I, making Money

To the lumpen mass, making Money

Don’t forget about your peeps when ya, making money.”

 

Favori parçalarım: The May 4th Movement, Black Ego, Jettin’

JOEY BADA$“1999” (2012)

[Jazz rap/East coast hip hop]

Son bir sene içerisinde tanışıp da en beğendiğim sanatçılardan biri de Brooklynli deli Joey Bada$. Müthiş jazz dokunuşları, Joey’nin hayatından yansımalar ve anekdotlar içeren harika sözleri ve her bir sampleı 1990lardan fırlamışçasına yüzümüze vuran şahane prodüksiyonu ile bu mixtape (bir önceki liste yazımda ne demek olduğunu belirtmiştim.) Doğu Yakası’nın bağrından kopan yepyeni bir yeteneği bizlere tanıtıyor ve sevdiriyor. Adeta bulaşıcı bir flow ve harika bir duruş ile 1990lar New York’unun ruhunu ustalıkla yakalamayı başaran bu mixtape, Joey’yi kariyerinin henüz başında büyük bir seviyeye yükseltmeyi başardı. Hip hop müzik, dünyanın en çok değişen, gelişen ve evirilen müzik türü olmasına rağmen böyle geçmişe dönük muazzam projeler de her zaman takdiri hak ediyor. Hatta takdirden çok daha fazlasını hak ediyor desem de yanılmış olmam sanırım. Zira sadece 1990lardan fırlamış gibi değil. Tuhaf bir şekilde yayımlandığı dönemde de sırıtmamış bir kayıt. Her şeyi bir kenara bırakırsak, bu albümü müthiş kılan en büyük detaylardan biri de Joey’nin bu albümü çıkardığında henüz 17 yaşında olması… Yetenek!

And little kids are shootin’ Uzis ’cause it’s given to ’em
Little weapon, code name: Smith and Wesson
And you’ll be quick to catch a bullet like an interception
If your man’s tryna disrespect it
Send a message and it’s over in a millisecond, n****.”

 

Favori parçalarım: Survival Tactics, Waves, Hardknock

GURU “Guru’s Jazzmatazz, Vol.1” (1993)

[Jazz rap]

Yine 1990lı yılların erken döneminden kulaklarımıza dolan harikulade bir jazz rap klasiği ile birlikteyiz. Albüm boyunca, Guru’nun rapinin çok matah bir şey olmadığını düşünebilirsiniz. Ancak, söz konusu düşünceye itilmenizin sebebi tamamen albümdeki muazzam enstrüman ve sample kullanımından kaynaklanmakta. Parçaların düzenli olarak R&B ve soul eğilimli işlerle, vokallerle ve enstrüman yürüyüşleriyle dans eder biçimde akıp gitmesi ise müzikseverleri kendinden geçirmeye yeter de artar diye düşünüyorum. DJ Premier ile Gang Starr’da harikalar yaratan Guru, 2010’da hayatını kaybederek aramızdan ayrıldı ancak arkasında bu albüm gibi öylesine muazzam işler bıraktı ki etkisi yıllar ve nesiller sonrasında bile hatırlanacak, hiçbir zaman zihinlerden silinmeyecek. Dinleyiciye kesinlikle muhteşem jazz tınıları ve yakalayan sözleri sayesinde bir hayat enerjisi aşılayan bu parçalar bütününü kaçırmamanızı ve derhal tecrübe etmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

“Il était vraisemblable que tous les faux-semblants
De la farce humanitaire aboutiraient au néant.”

 

Favori parçalarım: Loungin’, Le Bien Le Mal, Take a Look (At Yourself)

PRODIGY & THE ALCHEMIST“Return of the Mac” (2007)

[East coast hip hop/Hardcore hip hop]

Listemin sonuna gelirken, hip hop ile haşır neşir olan, bu müzik türünün ruhunu yakalayabilen herkesin çok seveceği bir ismin solo albümüne yer vermek istedim. Platformlarda The Alchemist’in adı geçmemesine rağmen bu albüm kesinlikle ortak bir albüm. Zaten The Alchemist gibi bir sample üstadını bu albümde belirtmemek rezilliğin dik alası olurdu. Gelelim albüme. Bu noktaya, yani 2007 senesine gelindiğinde, 1990ların efsanevi hip hop grubu Mobb Deep’in iki üyesinden biri olan Prodigy (diğeri Havoc) kariyerinde flow anlamında problemler yaşıyordu. Ona lazım olan da The Alchemist gibi bir prodüksiyon ustasıydı. Nitekim bu birliktelik gerçekleşti ve ortaya böyle müthiş bir iş çıktı. Fantastik bir prodüksiyon, muhteşem bir lirik performans, klasik bir silah/mücadele anlatısından daha fazlasının üzerine ancak böylesine şahane yedirilebilirdi. Prodigy’nin ne kadar kaliteli ne kadar zengin bir herif olduğunu ve The Alchemist gibi bir beat ustasıyla bir araya gelince ne kadar tehlikeli bir boyuta ulaşabileceğinin bir göstergesi olarak bu albümü kesinlikle denemeniz gerekiyor diye düşünüyorum.

“My bestest friend, my worstest enemy (That’s right)
Y’all could either save my life or be the death of me”

 

Favori parçalarım: Stuck on You, Nickel and a Nail, Stop Fronting

Evet, bu haftaki yazımda da bir önceki listemde benimsediğim ve sizlere aktarmayı hedeflediğim konsepti daha da özelleştirerek bir hip hop/rap edisyonu yaratmayı amaçladım. Yukarıda bahsetmiş olduğum albümler, her birinize farklı farklı şeyler katacaktır, buna hiç şüphem yok. Ancak, bu albümlerin her bir bireye kazandıracağı ortak bir şey de var elbette: Müziğin ne denli sınır tanımaz bir kavram olduğu. Burada yer vermiş olduğum 10 albüm, yer veremediğim ya da daha sonra yer vermeyi düşündüklerimin yanında oldukça küçük bir yansımadır. Bir sonraki “Ufkunuzu Genişletecek İşler” listesinde, müziğin bambaşka bir ucunda görüşmek üzere!

Yazı: Ege Demir

2 thoughts on “Ufkunuzu Genişletecek İşler II – Hip Hop/Rap Dünyasından Alternatif İşler

Comments are closed.