Müzik, Müzik ve Daha Fazla Müzik: Nisan-Mayıs Yeni İşler

Herkese selam! Geride bıraktığımız haftalarda her zamanki gibi müziğe dair birçok yenilik yaşandı. Bazılarını özel olarak sizler için inceledik elbette. Bazılarını ise sık sık sizlere sunduğumuz “yeni işler listesi” formatımıza sunmaya karar verdik. Son liste değerlendirmemizin ardından yeniden sizlerleyiz. Yeni, yepyeni ve rengârenk albüm / teklilerle karşınızdayız! Haydi bakalım!

JORJA SMITH“Be Right Back” (14 Mayıs, 2021)

[Contemporary R&B / neo-soul] [EP]

2018 tarihli Grammy adayı, ilk albümü “Lost & Found”un ardından karşımıza önce teklilerle çıkıp kendisini ihmal etmememizi sağlayan Jorja, bu sefer sekiz parçalık bir kısaçalar ile bizlerle beraber oluyor. E tabii ki, böylesine güçlü bir albümün devamında benzer çizgide bir işle dönmek her yiğidin harcı değildir. Jorja da zaten bu çalışmayı kesinlikle bir “ara çalışma” olarak tanımladı. İsminden ve Jorja’nın demeçlerinden de anlaşılacağı üzere bu ara çalışma, hayranlara ikinci albüme dek Jorja’nın elinden çıkanları tatma fırsatı veriyor. Bu eserde daha önce tekli olarak da yayımlanan “Addicted” ve “Gone” adlı parçalarla beraber yeni dinlediğimiz Shaybo düeti “Bussdown” da öne çıkıyor. Daha sonra final parçasına dek başlayan dört parçalık sekans için çok olumlu konuşamayacağım. Zira, albümün momentumu kayboluyor ve yönü biraz sapıyor. Son parça “Weekend” ile durumu toparlayan Jorja, bir sonraki albümü için bizlere umut aşılamayı da unutmuyor. Genel anlamda, ara bir çalışma olduğu için çok fazla yargılamamakla beraber biraz önce bahsi geçen sekansın bir tık daha iyi olabileceğini düşünüyorum.

Favori parçalarım: Addicted, Gone, Bussdown

Puanım: 7.5 / 10

SQUID“Bright Green Field” (7 Mayıs, 2021)

[Art punk / Experimental rock] [uzunçalar]

Punk ve punk müziğe dair birçok şey aslında yitip gitmiş gibi geliyor kulağa. Tabii ki, bu bahsettiğim klasik punk. Alt kollara ayrılan birçok tür gibi punk da zaman içinde birçok başka türle füzyona uğrayıp bambaşka alt türleri oluşturdu. İşte Squid de müziğini bu alt türlerle şekillendiren başka bir modern topluluk. İlk albümleriyle isteneni veriyorlar mı? Ben birçok farklı türe göz kırparak kendini deneysellik denizinde yüzdüren bu albümden memnun kaldığımı söylemek istiyorum. Dolayısıyla şahsi fikrim: evet. Krautrock’tan new wave’e geniş bir yelpazede parçalarını çeşitlendiren Squid, tek bir tarza sıkışıp kalmayacağının sinyallerini şahane bir biçimde veriyor. Şarkıların tamamının ince elenip sık dokunduğu rahatlıkla anlaşılıyor. Albümün en iyi parçası olduğunu düşündüğüm “Narrator”daki katarsisvari son çığlık albümdeki curcunayı en iyi özetleyen olaydır belki de. Yer yer Talking Heads’i de andıran sekanslarla ilerleyen albüm, genel olarak benden oldukça iyi bir not aldı. 2021 senesinde insanları gürültülü gitarlarla bu kadar iyi çekebilmek bir hayli zorlaştı. Birkaç değerlendirme önce Black Country, New Road için hissettiklerimin (aynısı olmasa da) bir benzerini Squid için de beslemeye başladım. Detaylı aranjmanlar, füzyona uğrayıp iç içe geçen enstrümanlar ve kaosun içerisindeki düzen. İşte karşınızda Squid!

Favori parçalarım: Narrator, Paddling, Pamphlets

Puanım: 8,5 / 10

HOOVERPHONIC“Hidden Stories” (7 Mayıs, 2021)

[Trip hop / Indie pop] [uzunçalar]

1998 tarihli ikinci albümleri “Blue Wonder Power Milk” ile bana kendilerini tanıtan Belçikalı topluluk Hooverphonic, kuruluşlarının 25. yılını yepyeni bir albümle taçlandırdı. Eski albümlerine saygıda bulunmak için trip hop ibaresini de ekledim yukarıda ancak şu sıralar kendileri indie müzikle daha içli dışlılar diyebilirim. Oldukça yoğun ve verimli bir tempoda prodüksiyon sürecinin bitirildiği belirtilen albüm içerisinde özel bir parça da barındırıyor. Bu seneki Eurovision Şarkı Yarışması’nda Belçika’yı temsil edecek olan grup, “The Wrong Place” adlı parçalarını da yarışmada icra edecek. Albüme dönecek olursak, yeni veya farklı bir şey var mı? Hayır. Peki, albüm kötü mü? Ona da hayır. Grubun son üç albümünden biraz daha iyi olduğunu belirtmemde fayda var. Belçikalı topluluğa 2010lu yıllar pek yaramamıştı açıkçası. Güzelce kafa dinlemek, olumlu düşünmek ve biraz rahatlamak için hoş bir albüm olduğunu düşünüyorum. Denensin!

Favori parçalarım: The Wrong Place, Lift Me Up, Hidden Stories

Puanım: 7 / 10

ISAIAH RASHAD“Lay With Ya” (7 Mayıs, 2021)

[Southern hip hop / trap] [tekli]

Kendrick Lamar’ın da dahil olduğu kayıt şirketi Top Dawg Entertainment, Twitter hesabından tarih paylaşarak yakında yeni bir işin geleceğini duyurduğunda Kendrick’in yeni bir tekli veya albümle döneceğini umanların sayısı azımsanmayacak kadar fazlaydı. Lakin 2016’dan beri yeni albümü beklenen başka bir Top Dawg üyesi daha vardı: Isaiah Rashad. Nitekim o gün geldi çattı ve Rashad, yeni bir tekliyle dönerek bir sonraki ay albümün tamamına erişebileceğimizi müjdeledi. Dönelim parçaya. Parça kötü mü? Değil. Ama belirtmeden geçemeyeceğim bir durum söz konusu. Bu parçada tembellik var. Bu parçadaki rapping yeni bir şey vaat etmemekle beraber aynı zamanda var olanın da kötü bir kopyası gibi. Şarkıya dair iyi olan bir şey de sampleının gayet iyi akması. Isaiah’ın potansiyelinin bundan daha fazla olduğunu düşünüyorum. Bakalım albümün tamamını dinlediğimizde fikrimiz değişecek mi?

Puanım: 6 / 10

THE ALCHEMIST“This Thing Of Ours” (23 Nisan, 2021)

[Abstract hip hop] [EP]

Hip hop müziğin günümüzde aktif olarak devam eden en iyi beatmakerlarından biri olan The Alchemist, geçtiğimiz haftalarda Armand Hammer ile bir albüm çıkarmış ve geçen sene de Freddie Gibbs ile beraber yaptığı “Alfredo” adlı albümle Grammy’ye aday gösterilmişti. Toplamda dört adet parça ve bu parçalarında enstrümantal versiyonlarından oluşan bu parçalar, The Alchemist’in sampling yeteneğini gözler önüne sererken Earl Sweatshirt, Boldy James ve Navy Blue gibi mcler de harikulade verseler ile The Alchemist’in beatlerine şahane bir biçimde eşlik ediyorlar. 2018’den sonra ikinci kez Earl ile dört şarkılık bir EP çıkaran The Alchemist’ten “Earl Sweatshirt & The Alchemist” etiketiyle upuzun bir albüm beklediğimizi söylememiz gerekiyor. “TV Dinners” adlı parçada beni etkileyen bir başka nüans ise en sevdiğim dizi The Sopranos’un rahmetli James Gandolfini tarafından canlandırılmış olan baş karakteri ve anti kahramanı Anthony Soprano’nun meşhur repliklerinden birine yer verilmesi oldu. Boldy James ile düet yaptığı parçada Tony Soprano’yu samplelaması, halihazırda bayıldığım The Alchemist’i daha bir farklı sevmeme sebep oldu. Özetleyecek olursak, oldukça kısa bir EP, evet, ancak kesinlikle iletmek istediklerini rahatlıkla iletiyor. Sanırım bir sanatçının yapabileceği en büyük şeylerden biri de seni daha fazlasını ister halde bırakması. Olmuştur.

Puanım: 9 / 10

“For the same reasons, we’re soldiers. Soldiers don’t go to hell. It’s war. Soldiers, they kill other soldiers.” – Anthony Soprano

 

Eveeet, sevgili okurlar. Bu mini listemizde de birbirinden farklı beş yeni albüm ve tekliyi değerlendirdik. Her gün değişen ve gelişen piyasada farklı, yaratıcı ve etkileyici işlere rast geldiğimiz gibi tekrara dayalı ve aynı formüllerle bezeli işlerle de karşılaşıyoruz. Bakalım bir sonraki listemizde bizi ne tarz işler bekliyor olacak?

Yazımı bitirmeden evvel, yazıda da bahsi geçen, televizyon tarihini ikiye ayıran ve en sevdiğim dizi olan The Sopranos’un Alabama 3 tarafından icra edilen “Woke Up This Morning” şarkısı eşliğindeki muhteşem jeneriğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Esen kalın!

Yazı: Ege Demir