Gözdağı ve Samimiyet – DMX Hayatını Kaybetti

DMX

90lar hip hop’ının büyük ismi DMX, 50 yaşında hayata gözlerini yumdu. Uzun süren uyuşturucu problemleri, hukuksal sıkıntılar ve aile içi durumlar derken geçtiğimiz günlerde kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılan hip hop ikonu DMX, maalesef bu yazıyı kaleme aldığım andan yaklaşık 1 gün önce aramızdan ayrıldı.

Şimdilerde “oldschool” yani daha nostaljik veya eskiye dayalı rap kültürünün en büyük temsilcilerinden biri olan DMX, hip hop dünyasına kattığı muazzam eserlerle bu müziğe gönül verenlerin akıllarına kazınmış durumda. 90lardaki şiddetli hip hop/rap müzik sahnesinin belki de Tupac ve Biggie’nin ölümünden sonraki en büyük bayrak taşıyıcılarından biri olarak görülen DMX’i, Kendrick Lamar, Complex dergisine verdiği 2012 tarihli röportajında şöyle anlatmıştı: “Tupac’ı kaybetmiştik ve ortada bir boşluk vardı. Oyunda bir şeyler eksikti ve o [DMX], boşluğu doldurdu, bunun altından başarıyla kalktı.”

Dini ögeler ise çağdaşlarına nazaran DMX’in işlerinde kendine daha fazla yer bulmayı başardı. Ancak gerçekçi olmak gerekirse, DMX’in müziğini böylesine kuvvetli yapan en büyük etken güç ve kırılganlığı böylesine ulaşılabilir ve bile isteye uzlaştırıp parçalarına yansıtmasıdır. Kendisinin, “En sert adamlar en yumuşak kalplerin sahipleridir. Kalbi korumak için sert adam olmak gerekir.” sözlerini de biraz evvel bahsettiğim uzlaşmayı sağlarken altında yatanın ne olduğunu anlamanız için buraya iliştiriyorum.

DMX
DMX sahnede

Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan birçok siyahi vatandaş gibi onun da hayatı zorluklarla geçiyor elbette. 80ler ve 90lardaki getto hayatında yaşadıklarını üç aşağı beş yukarı hepiniz tahmin ediyorsunuzdur. Müzik, tüm bunların ortasında Earl için bir kurtarıcı veya kendini ifade etme aracı görevi görüyor elbette.

Hayatının son 5-6 yılını uyuşturucu ile alakalı sorunlar, yasal problemler ve aile içi sıkıntılarla boğuşarak geçiren DMX, 50 yaşında aramızdan ayrıldı. Bu yazının devamını onun hip hop kültürünü etkileyen, 90ların ikinci yarısındaki hip hop müzik sahnesinin çehresini değiştiren müthiş çıkış albümüne ve müziğiyle etkilediği herkese adamak istiyorum.

REST IN BEATS, DARK MAN X.

 

DMX’i tanıyanlar için nostaljik anların yaşanacağı ve tanımayanların da onun nasıl bir rap ikonu olduğunu kolaylıkla anlayabileceği bir liste olacağını düşünüyorum. Haydi o halde, X’in anısına!

RUFF RYDERS’ ANTHEM (“It’s Dark and Hell is Hot” 1998)

İşte DMX’i DMX yapan şarkıların belki de en büyüğü. Muhteşem bir çıkış albümüyle 90lar hip hop sahnesine adını altın harflerle yazdıran X, bu parçasıyla Swizz Beatz’in klavye işlerine nasıl da müthiş ayak uyduruyor ama. Rap müzikte beati nasıl akıp götürürsün derlerse bu parça örnek göstereceğim parçalardan biri olur kesinlikle. Aslında şarkının ve beatin “çok basit” olduğunu düşündüğünden başta yapmak istemediğin belirten X, belki de tüm o can alıcı noktaların yani punchlineların güzelliğini bu basitliğin içerisinde bulduğu geniş alana borçludur. Çıktığı sene her daim radyoların vazgeçilmez bir parçası olan bu muazzam şarkı, bir süre sonra adeta bir hip hop marşına dönüşüvermişti. X’i tanımak için birebir!

 

“Stop, drop, shut ’em down, open up shop / Oh, no, that’s how Ruff Ryders roll.”

DMX

X GON’ GIVE IT TO YA (“Cradle to the Grave: Soundtrack” 2003)

“Spor salonlarının vazgeçilmezi” desek yanılır mıyım? Hiç sanmıyorum. Zira gelmiş geçmiş en gaz şarkılardan biri olduğu su götürmez bir gerçek. DMX’in biraz daha popa yakın yanına tanıklık ettiğimiz parça, X’in bütün hiper agresif minimalizmini damıtarak üç buçuk dakikalık bir tehdit ve sataşma fırtınasına çeviriyor. Aslında gerçekten, köküne indiğimizde oldukça basit bir beat üzerine kurulmuş bir parça çıkıyor karşımıza. Ancak sevgili DMX, bu parçayı kendine has tarzı ve saldırganlığı ile şarkının basitliğini yine lirikleriyle gaz bir hale getiriyor. Bu rap işi onun işi ve kulağınızı açıp dinleseniz iyi olur!

 

“I face the world like it’s Earl in the bullpen / You’re against me, me against you”

 

WHAT’S MY NAME (“…And Then There Was X” – 1999)

Irv Gotti’nin yardımıyla şekillenen bu tekli, akortsuz bir piyano dokunuşu kümesinden oluşsa da DMX’in kariyeri boyunca başarıyla gerçekleştirdiği kısa ve öz hooklar, bu parçanın alımıyla birleşerek ortaya muhteşem bir iş birliği çıkarmış oldu. Üçüncü stüdyo albümünün en can alıcı noktası olarak parmakla gösterebileceğimiz bu parça, işitsel bir harp aslında. Bir ton tehdit, dört dakika boyuna bitmek tükenmek bilmeyen ve birbiri ardına püskürtülen kulakları sağır edici bir emir bombardımanı ile bizleri parça boyunca diri tutmayı başarıyor sevgili X. Her “D M X!” diye bağırışında biz de hazır ve nazır beklediğimiz halimizden kendimizi kurtarıp eşlik etmeye başlıyoruz. Uzun lafın kısası, DMX’i tanımak ve hip hop sahnesine kattıklarını anlamak için biçilmiş bir kaftan bu parça.

“Runnin’ around yappin’ about they be holdin figgas as big as Jigga’s / That’s that bullshit”.

DMX

DOGS FOR LIFE (“Flesh of My Flesh, Blood of My Blood” – 1998)

1998 tarihli ikinci stüdyo albümünün geride kalan ve değeri pek bilinmeyen parçalarından biri. Tam bir DMX eserinden bahsediyoruz burada, açık olmak gerekirse. Gerçek bir suç draması tema olarak ele alınmış. Sokaklarda güvenle gezebilmek adına sadakat ve ittifakın önemli olduğuna değinen DMX, bu parçada kullandığı altyapı ile sanki Batı Yakası’nda üstü açık bir arabayla geziyormuş hissi vermiş biz dinleyicilere. Yine de bunlar olurken New York rapçilerinin bilinen özelliklerini de sürdürmeyi bilmiş. Daha aydınlık, daha sakin ve basit bir şekilde ilerleyen bu parça, DMX’in bilinen tarzından bir tık daha farklılaştığı bir parça olduğu için belki de derinlere gömülü vaziyettedir. Ancak, DMX’in kapasitesini daha iyi kavrayabilmek adına bu parçasının da iyice sindirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Şiddetle tavsiye edilir!

 

“Most n*ggas make movies, but n*ggas like us make it happen”

 

PARTY UP (UP IN HERE) (“…And Then There Was X” – 1998)

Listemin sonuna gelirken paylaşmadan geçersem ayıp edeceğimi düşündüğüm için birçok muhteşem düet parçasına (Jay-Z ile söylediği “Blackout” ve Mobb Deep ile yaptığı “Boy Back Up” gibi) yer vermekten vazgeçtiğim bir parça. Gerçek bir sahne önü çılgınlığı yaratmak için birebir bir şarkı. Hip hop’ın ikonik isimlerinden Swizz Beatz tarafından düzenlenen bu deli dolu parça, nakaratıyla sadece DMX hayranlarının değil hip hop’a ve partilemeye gönül vermiş birçok müzikseverin hatrında yer etmiştir diye düşünüyorum. Hava saldırısı gibi kulağımıza dolan klavye notaları, çığlıkvari düdük sesleri ve DMX’in düşmanlarına yağdırdığı muhtelif hakaretler… Nakaratına yakalanıp bir daha çıkamayacağınız bir güzellik daha veriyorum sizlere!

 

“Your old man say you stupid, you be like, ‘So? / I love my baby mother; I never let her go’”

Huzur içinde uyu, Dark Man X.

 

Yazı: Ege Demir